Merhaba, hala wasdzone forumuna kayıt olmadın mı? Kayıt ol  


Lol dünya şampiyonasında damga vuran ikili

Reklam/Sponsor


#1
(Son Düzenleme: 11-11-2016, Saat: 07:52, Düzenleyen: FLASH.)

Dünya Şampiyonasına Damga Vuran İkili
SKT ve Samsung Final’e kaldıktan sonra herkes bu serinin, artık bu oyunun en iyisi olduğunu kanıtlayan "Faker" ile onun tahtını ele geçirmek ve onu alaşağı etmek isteyen "Crown" arasındaki mücadeleyle belirleneceğini düşünüyordu; ancak Final mücadelesine damgasını vuran, gerek akıl oyunlarıyla, gerek haritadaki göz kamaştıran hareketleriyle Fakerve Crown'nun yerini alan iki ormancı: Bengive Ambition oldu.
Turnuva boyunca SKT’nin hep zayıf tarafı olarak gösterilen ormancı rotasyonu Bengi ve Blankikilisinden Bengi’yi tercih eden SKT koçu kkOma, Final’in ilk karşılaşmasında da kendi ormancısı üzerinden bir strateji kurgulayarak Sihirdar Vadisi’ne inmeyi tercih etti. Olaf-Karma-Orianna kompozisyonu oluşturan SKT’de Bengi, erken oyun aşamasında SSG ormanından çıkmadı.
Ambition’ı sürekli zorlayan, onu takip eden ve onun kamplarını temizleyen bir oyun planı izledi. Ambition’ın haritadaki hareketlerini takip ettikleri için koridorların daha rahat bir oyun çıkardıklarını da söyleyebiliriz. Oyun sonunda Lee Sin’e göre daha avantajlı bir konumda olan Olaf’ın da avantajlarını kullanan SKT, kompozisyon ve stratejisiyle beraber maçın tamamını önde götürüp, kazanmasını bildi.
Bengi turnuva boyunca dakika başına 0.67 totem temizlemiş ve bu alanda Karsa’nın ardından ikinci olmuştu. Rakip ormanda baskı kurmanın ve görüş hakimiyetini ele geçirmenin öneminden bahsederken, Bengi’nin bu maç boyunca tamı tamına 46 totem temizlediğinden bahsetmemiz gerekiyor.
 
30021451134_56776e15ba_z-c3ab7369-6331-4...964b57.jpg
 
İkinci maçta ise bahsedilmesi gereken Faker veBengi’nin harita rotasyonlarını doğru bir şekilde gerçekleştirerek, özellikle üst koridoru öne geçirmesi. SSG’nin alt koridora yaptığı 5 kişilik baskına anında cevap verilmesi maçın erken kopmasını sağladı. Ormancı seçimlerinde ilginç olan nokta ise Ambition’ın Kindred tercihiydi. SKT’nin mavi tarafta Olaf ve Elise’i yasaklaması, SSG’nin de serinin genelinde olduğu gibi Nidalee’yi yasaklaması SSG’nin elini kolunu bağladı.
Peki, 6.13 ve özellikle 6.11 yamalarında çok ağır sınırlandırmalar getirilen Kindred yerine daha stabil bir tercih olan Rek’sai seçilebilir miydi? Muhtemelen SSG koçu Edgar’ın stratejisi erken oyunda alt koridora yapılan 5 kişilik baskının doğru işlemesi ve başarıyla sonuçlanmasıydı ancak Ambition’ın pozisyon dışı kalması ve ultisini kullanamadan ölmesi, daha sonra da Faker’ın Ryze ultisiyle baskına cevap vermesi SSG’nin tüm planlarının bozulmasına neden oldu. Eğer SSG bu baskından istediğini alabilseydi, muhtemelen Koç Edgar’ın Kindred tercihinin başarısından söz ediyor olacaktık.
Serinin döndüğü ve yıllarca akıllardan çıkmayacak bir maç olan 3. maça ise Ambition’ın damga vurduğunu söylemek gerekiyor. Topluluk tarafından Lee Sin tercihi riskli bulunan Ambition’ın Lee Sin’i ne kadar doğru kullanabildiğini ve gerektiğinde neler yapabildiğini gördüğümüz bir maç oldu. Oyun süresi uzadıkça oyundan düşen iki şampiyonun tercih edildiği bu maçta, SKT’nin biraz da rehavete kapılmasının sonucunu SSG iyi değerlendirdi.
SKT, SSG’nin geri dönüşünü gördükten sonra harita kontrolünü ve haritadaki görüş üstünlüğünü yavaş yavaş kaybetmeye başladı. Maçın koptuğu anda ise ve rakip ormanda SKT’nin arka saflarına sızan Ambition muhteşem bir oyunla Faker’ı takımının arasına attı. Bu hareketten sonra alt koridor inhibitör kulesi düştü ve oyunun kontrolü tamamen SSG’ye geçti. Ambition sonunda Lee Sin’in hakkını vermiş ve maçı tamamen takımı için garantileyen hareketi yapmıştı.
 

 
SKT’nin serinin başından beri Ejderler üstünde gerekli baskıyı oluşturamadığı görülüyordu ve bu maçta bu sıkıntının limitleri zorlandı. SSG’ye tam tamına dört tane Element Ejderi verilmesi oyun sonunda önemini gösterdi. Üstüne üstlük Bengi’nin Çarp zamanlaması sıkıntısı bir de Kadim Ejderha çaldırılmasına neden oldu. SKT’nin Ejderler üzerinden bir taktik oluşturmaması ve bu görevleri rakibe teslim etmesinin ardındaki en büyük neden kesinlikle Bengi’ydi.
Daha önce de bahsettiğimiz üzere Bengi, seri boyunca birçok kez Ambition’la Çarp savaşına girdi ve bazen orman kampını, bazen güçlendirmesini bazen de Ejder’i çaldırdı. SKT’nin ana oyun planı rakibinin hatasını kollayarak hareket etmekti. Ejder bölgesinde kaybedilebilecek kaynaklar SKT için vakit kaybı görüldüğünden SKT, çoğu zaman Ejderler’i hiç zorlamadan SSG’ye teslim etti. Burada belirtmemiz gereken en önemli nokta bunun Final için uygulanan bir strateji olduğu; SKT oynadığı maçlarda alınan Ejderlerin %61’ini aldı ve SSG’nin (%62) hemen ardından ikinci sırada bulunuyordu.
 

 
3. Maç’taki yenilginin faturası Bengi’ye kesildikten sonra 4. Maç için Blank Vadi’ye indi. kkOma bu maçta SSG’nin arka saflarına sarkmak ve Orianna ile kombo uygulayabilmek için ilginç bir tercih olan ve turnuvada daha önce Meteos’un da oynadığı Zac’i tercih etti; ancak işler hiç de istediği gibi gitmedi. Blank’in oyun içinde kopmalar yaşaması ve oyun bilgisinin sınırlı olması SKT’nin başına büyük sıkıntılar açtı.
Normalde CoreJJ’in SKT ormanındaki kırmızı güçlendirmenin çaprazında bulunan çalıya attığı Görüş Totemi’ni Blank’in fark etmesi beklenirdi, fakat Blank Görüş Totemi’ni dakika 4:53’ten 21:00’e kadar fark edemedi. Bu bölgeye her giriş-çıkış yaptığında SSG’ye yakalandı ve SSG, haritada ona göre hamleler yapmaya başladı. Blank’in yaptığı hatalar bununla da sınırlı kalmadı.
31. dakikanın sonlarından itibaren Baron Piti’nde bulunan Faker, kırmızı güçlendirmenin arkasında bulunan Ambition’la adeta kedinin fareyle oynadığı gibi oynuyordu. Blank’in aceleci davranarak kırmızı güçlendirme bölgesine atlaması ve SKT’nin zoraki bir şekilde girdiği savaşı kaybetmesi SSG’ye Baron’u hediye etti. İkinci kırılma anı ise SSG’nin orta koridor ikinci kulesini kuşatması sırasında Ambition’ın adeta dağları tepeleri aşarak arkadan dolanıp yine Faker’ı takımının arasına atmasıydı.
Ambition bir kez daha Lee Sin’in hakkını vermiş ve SKT yine aynı numarayı yemişti! Ambition’ın bu hareketinden sonra maç iyice SSG’ye döndü ve SSG maçı kopararak seriyi 2-2’ye getirdi. Blank, tecrübesizliği ve çok eleştirildiği noktalardan biri olan oyun içi kararlarına rağmen SKT için hiç de fena gitmeyen maçın bir anda SSG’ye dönmesini sağladı.
30499061535_07c49edeac_z-8564f1b0-d2d9-4...131732.jpg
5. ve son maçta ise SSG’nin Olaf tercihi çok konuşuldu ve tartışıldı. Çok da uygun bir kompozisyon kurulmamışken bu tercih ne kadar doğruydu? Nitekim eleştiriler haklı çıktı. Ambition’ın oyuna etkisi son maçta kurtarıcı olarak giren “süper yedek” Bengi kadar olmadı; Bengi oyunun erken safhalarında üstünlüğünü kurdu ve hissettirdi.
Bu maçta dikkat çeken bir diğer nokta ise SKT’nin serinin diğer maçlarının aksine Ejder kontrolüne önem vermesi ve Ejderler’i rakibe bırakmak istememesiydi. Sistematik bir oyun sonucunda kupaya uzanan taraf SKT oldu.
Seri boyunca farklı stillere sahip iki ormancı izledik. İkisi de Lee Sin oynadı ancak Ambition müthiş hareketlerle maça damga vurup kırılma anlarıyla maçı takımı lehine çevirirken, Bengi ise geçmiştekinin aksine daha stabil ve daha dikkatli oynamayı tercih etti. Olaf tercihlerinde ise tam tersi oldu; Bengi agresif ve her koridora etki ederken, Ambition’ın etkisi biraz zayıf ve daha çok geç safhaya yönelik kaldı. Ama şu bir gerçek ki SSG ve SKT, harita hareketleri, %50-%50
Çarp savaşları ve haritadaki görüş savaşları açısından kıyasıya bir mücadele, izleyenler için de taktiksel bir şölen izletti.
Cevapla

#2

Koreli lolculer be heyt
Cevapla


Konu ile Alakalı Benzer Konular
11-11-2016, Saat: 16:33
Son Yorum: FLASH



Konuyu Okuyanlar:
1 Ziyaretçi